Logo

İzmir Toplumsal Uyuşturucu
İle Mücadele Ve Eğitim Derneği

T.C. İçişleri Bakanlığına Bağlı Sivil Toplum Kuruluşu
OKULLARDAKİ CİNAYETLER: GÖRÜLMEYEN ZİHİNLERİN ÇIĞLIĞI
Haberler 16 Nisan 2026 162 Görüntülenme

OKULLARDAKİ CİNAYETLER: GÖRÜLMEYEN ZİHİNLERİN ÇIĞLIĞI

OKULLARDAKİ CİNAYETLER

Son günlerde Türkiye’de yaşanan ve öğrencilerin öğretmenlere ya da birbirlerine yönelttiği ölümcül şiddet olayları…

Bunlar yalnızca “suç” değil. Bunlar, uzun süredir biriken psikolojik kırılmaların dışa vurumu.

Ve en ürkütücü olan şu:

Bu çocukların çoğu… önceden “fark edilmiyor”.

 

ŞİDDET, BİR ANDA ORTAYA ÇIKMAZ

Hiçbir çocuk bir sabah uyanıp “öldürmeye” karar vermez.

 

Bu süreç:

Bastırılmış öfke,

Yoğun değersizlik hissi,

Görülmeme ve anlaşılmama,

Duygusal ihmal,

gibi katmanların zamanla birikmesiyle oluşur.

 

Psikolojide buna “duygusal birikim ve patlama” diyebiliriz.

Çocuk, ifade edemediği her duyguyu içine gömer…

Ve bir noktada, kontrol kaybolur.

 

“SESSİZ ÇOCUK” RİSKİ

Toplum olarak en büyük yanılgımız şu: Sorun çıkaran çocukları riskli sanıyoruz. Oysa çoğu vakada karşımıza çıkan profil farklı:

İçine kapanık,

Sosyal olarak geri çekilmiş,

Duygularını ifade etmeyen,

Sessiz,

Bu çocuklar genellikle “iyi” olarak etiketlenir. Ama aslında bu sessizlik, çoğu zaman bir savunma mekanizmasıdır.

Bastırılan her duygu… yok olmaz.

Sadece yön değiştirir.

 

GÖRÜLMEYEN TRAVMALAR

Bu çocukların birçoğunun hikâyesinde şunlar vardır:

Aile içinde duygusal ihmal,

Şiddet ya da baskı,

Okulda zorbalık,

Sürekli eleştirilme veya değersiz hissettirilme,

Ama bu travmalar çoğu zaman “görünmez”dir.

Çünkü fiziksel iz bırakmaz.

 

KONTROL KAYBI VE KİMLİK KRİZİ

Ergenlik dönemi, kimlik gelişiminin en kırılgan evresidir.

Bu dönemde birey:

“Ben kimim?” sorusuna cevap arar.

 

Eğer bu süreçte:

Sağlıklı bağlar kuramazsa,

Kendini değerli hissedemezse,

Aidiyet duygusu geliştiremezse,

 

şiddet, bir “var olma” biçimine dönüşebilir,

Çünkü bazı çocuklar için…

görülmenin tek yolu, yıkıcı olmaktan geçer.

 

BU BİR BİREYSEL SAPMA DEĞİL

Bu olayları sadece “psikopat” ya da “cani” diyerek açıklamak, sorunu basitleştirmektir.

Gerçek şu:

Bu çocuklar, içinde bulundukları sistemin ürünüdür.

Eğer bir çocuk öldürüyorsa…

orada sadece bireysel bir bozukluk değil,

aynı zamanda ihmal edilmiş bir psikolojik süreç vardır.

 

NE YAPILMALI?

Okullarda psikolojik danışmanlık sistemleri güçlendirilmeli öğretmenler davranışsal risk sinyallerini tanımalı aileler çocukların duygusal dünyasına temas etmeli,

“Sessizlik” normalleştirilmemeli çünkü erken fark edilen bir duygu…

bir hayat kurtarabilir.

SON SÖZ

Bugün yaşanan her olay, aslında daha önce verilmiş ama duyulmamış bir sinyaldir.

 

Mesele şu:

Biz çocukların davranışlarına mı bakıyoruz…

yoksa iç dünyalarına mı?

 

Çünkü gerçek tehlike…

bağıran değil,

sessiz kalan olabilir.

 

YAZAR ;

AİLE ve BAĞIMLILIK DANIŞMANI DUYGU TOR

Esra
Basın Görevlisi
Esra
Araştırmacı / Muhabir

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

8 - 4 = ?

Robota karşı basit doğrulama

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır.